En son konular
» "hizmet" ALLAH Için Olmalı
Ptsi Eyl. 27, 2010 4:38 am tarafından sofyan

» HATME DUASI
Ptsi Şub. 22, 2010 8:46 pm tarafından -DERGAH-

» Kulun yaratılışının nedeni aşktır
Perş. Tem. 23, 2009 11:25 pm tarafından -DERGAH-

» ...AŞK...
Perş. Tem. 23, 2009 11:13 pm tarafından -DERGAH-

» Kaside-i Nakşi
Çarş. Tem. 22, 2009 9:02 pm tarafından -DERGAH-

» S.İhsan Erol'un "Mahserin Halleri" sohbeti
Çarş. Tem. 22, 2009 9:01 pm tarafından -DERGAH-

» S.Ihsan Erol´dan GAFLET sohbeti
Çarş. Tem. 22, 2009 8:58 pm tarafından -DERGAH-

» Tasavvuf "Samimiyet" tir
Çarş. Tem. 22, 2009 8:53 pm tarafından -DERGAH-

» O, Benim de Evlâdımdır
Çarş. Tem. 22, 2009 8:49 pm tarafından -DERGAH-

» TÖVBE etmek ne demektir???
Çarş. Tem. 22, 2009 8:47 pm tarafından -DERGAH-

» bizim SEVGİMİZ
Çarş. Tem. 22, 2009 8:46 pm tarafından -DERGAH-

» AHLAKI Güzelleştirmek İçin ESMÂÜ’ L HÜSNA
Çarş. Tem. 22, 2009 8:39 pm tarafından -DERGAH-

» Yazık sana!..
Çarş. Tem. 22, 2009 8:27 pm tarafından -DERGAH-

» bu gün O'nun için bir şey yap!
Çarş. Tem. 22, 2009 8:24 pm tarafından -DERGAH-

» Kalben Allah’a YÖNEL ki O’nun LÜTUFLARI gelsin
Çarş. Tem. 22, 2009 8:21 pm tarafından -DERGAH-

» En Büyük Kalkan "ZİKRULLAH"
Çarş. Tem. 22, 2009 8:18 pm tarafından -DERGAH-

» 33 kalemde "HAMDOLSUN"
Çarş. Tem. 22, 2009 8:17 pm tarafından -DERGAH-

» Allah (cc)'a Kulluk ve Samimiyette Kararlı Olmak
Çarş. Tem. 22, 2009 8:15 pm tarafından -DERGAH-

» Kermese Davet!!!Essen´de
Paz Mayıs 17, 2009 10:04 pm tarafından tasavvuf

Istatistikler
Toplam 40 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: sivereklisofi

Kullanıcılarımız toplam 840 mesaj attılar bunda 375 konu
Kimler hatta?
Toplam 0 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 188 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 6:26 pm tarihinde online oldu.
Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

:
AKTIVE-X-YÜKLE                               DJ-GIRISI                             NIK-AL

Bütün Günahların Tevbesi Vardır

Aşağa gitmek

Bütün Günahların Tevbesi Vardır

Mesaj  -DERGAH- Bir Perş. Ara. 11, 2008 2:49 am

Allahü Teala buyurur ki:
“De ki: Ey günahlara dalıp haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayan, çok acıyandır. Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun.”


Rasulullah (s.a.v) Efendimiz, meâlini verdiğimiz bu ayet hakkında buyurmuştur ki:

“Bana, dünya ve içindekiler verilseydi, bu ayet kadar sevinmezdim.”

Hiç şüphesiz Efendimizin bu sevinci ümmeti içindir. Çünkü Cenab-ý Hakk O’nun, makamına göre kusur sayılacak bütün hatalarını affettiğini müjdelemiştir.

Tövbe kapısı kula ölüm gelene kadar açıktır. Bu açık kapıdan, Allah’tan korkarak, O’nun rızasını arayarak, kul olduğunu anlayarak kim girerse, tövbesi geçerli olur, günahı affedilir.

Küfür ve şirk dahil her günahın tövbesi vardır. Akıllı olup buluğa eren her insanın Yüce Allah’a iman etmesi, hükümlerine teslim olması, emirlerine uyması ve kusurları için tövbe etmesi farzdır. Bu iman, teslimiyet ve tövbe sevgi ve iradeyle ölmeden evvel olmalıdır. Tövbe sadece Allah’tan korkulduğu için yapılmalıdır. Allah rızası düşünülmeyen pişmanlıklar faydasızdır. Kul, kusurlarına kalbini Allah’tan perdelediği için pişman olmalıdır. Çünkü, insanlar arasında kınanmaktan korkup kötü şeyleri terk etmek, itibarını kurtarmak için tövbe yapmak, halkın içinde rezil olurum endişesiyle yaptıklarından pişman olmak tövbe delildir.

Tövbe, irade ve sevgi ile Yüce Allah’a dönmektir.

Tövbe, kalbin Yüce Allah’tan uzaklığına yanmak, nefsin gafletine ağlamaktır.

Ölüm gelene kadar tövbe kapısı herkese açıktır. Bu rahmet kapısını Yüce Rabbimiz açmıştır ve kalbe tövbe duygusunu o vermiştir. Hiç kimse o kapıyı kapatamaz ve insanı tövbe nimetinden mahrum edemez.


Arifibillah Muhyiddin b. Arabî’nin (k.s), belirttiği gibi;146 ilâhî rahmetten ümidi kesmek, insanın fıtratındaki kulluk kabiliyetinin tamamen yok olması demektir. Halbuki bir fıtratta azıcık ilâhî nur kalmışsa, onun Allah’ın gazabını geçen geniş rahmetine ulaşması, Rabbine dönmesi, O’nu sevmesi ve O’na sevilmesi mümkündür.

İmam Kuşeyrî (k.s): “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.” ayetine şu manayı vermiştir:

“Ey kulum! Bizim kapımıza gelip gitmeyi kessen de, kalbini bizden koparma. Bizden sevgini ve ümidini kesme. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Kul şunu da bilmelidir ki, onun kurtuluşu kendi yönelmesiyle değil, Allah’ın lutfuyla olmaktadır. Allah’ın özel yardımıyla kul Rabbine yönelmektedir. Yoksa, kendi gayret ve yönelmesiyle Yüce Allah’ın fazlına ulaşmış değildir.”


Rasulullah (s.a.v) Efendimiz buyurmuştur ki:

“Şüphesiz Allah, üzerine perde çekilmediği sürece tövbe eden kulunu affeder. Kendisine:

-Kulun üzerine perde çekilmesi nasıl olur? diye sorulunca:

-Müşrik olarak ölmesidir, buyurdu.148

Efendimizin (s.a.v) şu müjdesi çok önemli:

“Bir kul, günah olan bir amel yaptığında, peşinden:

-Rabbim! Ben bir günah isledim; beni affet! diye yalvarırsa Allahü Teala:

-Kulum bir günah isledi; kendisini affedecek ve hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim! buyurur. Sonra kul, tekrar bir günah işlediğinde:

-Rabbim! Ben bir günah isledim; beni affet! diye yalvarır. Allahü Teala:

-Kulum bir günah işledi, kendisini affedecek ve hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim! buyurur. Kul döner bir günah daha işler. Yine:

-Rabbim! Ben bir günah isledim; beni affet! diye yalvarır. Allahü Teala:

-Kulum bir günah isledi; kendisini affedecek ve hesaba çekecek bir Rabbi olduğunu bildi. Ey meleklerim! siz şahit olun, ben, kulumu affettim, ne yaparsa yapsın!
buyurur.”

Kul ne halde olursa olsun, Yüce Rabbine itimat etmeli ve O’na karşı güzel zan beslemelidir. O (c.c), kullarına, zatına karşı takındıkları tavır ve taşıdıkları zanna göre muamele etmektedir. şu hâdisede olduğu gibi: Hz. Rasulullah (s.a.v) anlatıyor:

“Sizden evvelki ümmetler içinde bir adam vardı. Allahu Teala’nın varlığına ve birliğine iman hariç, işe yarar hiçbir hayırlı ameli yoktu. Bir gün ailesine dedi ki:

-Öldüğüm zaman beni yakınız. Kemiklerimi havanda döverek toz ediniz. Sonra rüzgarlı bir günde bu tozun yarısını karaya, yarısını denize atınız! Vasiyet yerine getirildi. Aziz ve Celil olan Allah rüzgara: ‘Dağıttığın tozları topla’ buyurdu. Rüzgar tozları topladı, ilâhi huzura getirdi. Hak Teala adama:


-Neden böyle hareket ettin? diye sordu. Adam:

-Senden haya ettiğim, utandığım için ya Rab, diye cevap verdi. O zaman Allahu Teala:

-Ben de seni mağfiret ettim, buyurdu.”




KAYNAKLARIYLA TASAVVUF 2
Dr. Dilaver SELVİ

_________________


Zâhidâ! Aç gözün, sahraya bak da ibret al!
Şu direksiz kubbe-i semâya bak da ibret al.
Görmek istersen, Cenâb-ı kibriyânın kudretin,
Her sabâh, seher vakti, dünyâya bak da, ibret al!
Pâdişâh olsan da derler, 'er kişi niyyetine'
Var, musallâda yatan mevtâya bak da ibret al!
Bir kefendir âkıbet, sermâye-i beğ ve fakîr,
Varlığa mağrur olan, mecnûn değil de, yâ nedir?
avatar
-DERGAH-

Mesaj Sayısı : 795
Kayıt tarihi : 30/10/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz